BU SORUN VATANDAŞI MAĞDUR EDECEK

KÜTAHYA (Telgraf Gazetesi) - Haberler |
 

BU SORUN VATANDAŞI MAĞDUR EDECEK

Kütahya Baro Başkanı Avukat Edip İlkay Sunay ve yönetimi 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Basın toplantısında açıklamalarda bulunan ve basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Av. Edip İlkay Sunay Kütahya’da bölünmüş adliyeler istemediklerini belirterek sorunun hem vatandaşlar adına hem de avukatlar adına çözülmesi gerektiğini vurguladı.   Sunay açıklamalarında şöyle konuştu: “Çeşitli sorunlarımız var. Bunların temelinde yaşadığımız toplumun, yaşadığımız ortamın kendiliğinden bizleri içine aldığı, sürüklediği temel sorunlar var. Bu sorunlardan en büyüğü, bugün burada ifade etmek istediğimiz bölünmüş adliyelerdir. Bölünmüş adliyeler noktasında bir hareket çizmek ve yönetim olarak da sesimizi bu noktada duyurmak isteriz. Kütahya yapısı itibari ile nüfusu itibari ile belli oranda belli ölçüde bir şehirdir. Meslektaşlarımızın sayısı bellidir. Ancak her geçen gün üzerine yeni meslektaşlarımızın eklendiği genç meslektaşlarımızın sayısının gün geçtikçe arttığı bir süreçteyiz. Böyle bir süreç içerisinde birden fazla adliye ile mücadele etmek bizler için meslektaşlarımız için ve özellikle toplumumuz için büyük bir sorun haline gelmiştir. “BÖLÜNMÜŞ ADLİYELERE KARŞIYIZ” Bugün yapılan yeni adliyemiz, Sera AVM'nin yakınında bir bölgede inşası devam etmektedir. 2023 yılının sonunda tamamlanacağı ve faaliyete geçileceği ifade edilmiştir. Bu adliyenin yapısının mevcut durumunun fiziki şartlarının da bir ölçüde yetersiz olduğu tarafımıza ifade edilmiştir. Yapmış olduğumuz görüşmeler üst düzey temaslar neticesinde bir adliye daha, yeni bir ek bina daha karşımıza çıkmıştır. Bu ek binada Bölcek bölgesinde iki bir yurdun adliye binasına çevrilerek yapılması üzerine planlanmıştır. Ama şunu çekincemizi özellikle ifade etmek istiyoruz. Biz bu binaya Kütahya Barosu ve yönetim kurulu olarak, meslektaşlarımız olarak karşıyız. Bu binanın yapılıp tadilatının tamamlanıp hizmete açılması toplumumuza ve Kütahya barosuna hiçbir fayda sağlamayacaktır. “VATANDAŞLARIMIZ İÇİN BÜYÜK SORUN” Bugün stadyum bölgesindeki hukuk mahkemelerinin ve idare binasının olduğu alan beraberinde taş bina olarak tabir ettiğimiz adliyemiz ve yanındaki ek bina. Evet ek bina ve taş bina yan yana binalar olarak karşımıza çıkmış olabilir. Ancak bugün hukuk mahkemelerinin olduğu idare mahkemesinin olduğu bina dahi yakınlık itibariyle değerlendirecek olursak sorun yaşatırken Bölcek'e gidecek bir adliye binası şüphesiz ki hepimiz için ayrı bir sorun teşkil edecektir. Gerek otopark problemi gerek adli süreçlerin zamanla yarıştığı bir süreç olması. Dosyaların davaların 5 dakika geç kaldığınız takdirde düşme ile sonuçlanabileceği süreçte sadece avukatla takip edilen dosyaları düşünmeyelim, vatandaşımızın bizzat kendi takip ettiği dosyalar da değerlendirildiğinde ki çoğunluğun bu yönde olduğuna istatistiksel veriler de ortada olduğunda vatandaşımızın mağdur edilmesi bizim nazarımızda mümkün olmamalıdır. “HEM AVUKATLARIMIZIN HEM VATANDAŞIMIZIN HAKLARINI KORUMAK DURUMUNDAYIZ”       Ceza mahkemelerinin bir tarafta, hukuk mahkemelerinin bir tarafta, idare mahkemesinin bir tarafta, icra dairelerinin bir tarafta olduğu adliye teşkilatı düşünülemez. Sebeple karşıyız, bu sebeple toplumumuz nezdinde oluşabilecek her türlü soruna bizler de dur demek istiyoruz. Kütahya Barosu olarak avukatlarımızın haklarını sonuna kadar savunuyoruz.” Gerçekleşen basın toplantısında Telgraf Gazetesi muhabirimizin, “Şu an da 396 tane cezaevi var. Kapasitesi 286.792 kişi. Fakat 1 Aralık 2022 itibariyle cezaevlerinde 336.315 kişi bulunuyor. Buna göre de kapasitesi dışına çıkan yaklaşık 50 bin tutuklu ve hükümlü var. Mahkûm sayısının artmasını ve yeni cezaevlerinin yapımını Türkiye’nin geleceği açısından nasıl görüyorsunuz? Ceza yaptırımlarının eksikliği olduğunu ya da yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz, suçlar neden artıyor, asıl değerlendiriyorsunuz?“ sorusunu yanıtlayan Sunay, şöyle konuştu: “Burada da bir durup düşünmemiz lazım. Ülke olarak nasıl bir noktadayız? Suç noktasında nasıl bir yere evrildik? Ne yaşıyoruz? Şu an da pandemiden dolayı hala devam eden denetim izinleri var. Açık mahkumların şu an da dışarıda olduğunu da düşünürsek... 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle bu izinler yenilenmez açık cezaevlerindeki mahkumların da geri döndüğünü düşünürsek, bizi nasıl bir ortam nasıl bir cezaevi bekliyor ya da tekrar söylüyorum bundan sonraki evrede biz bu suç oranlarını düşürmez buna yönelik gerçek tedbirler almazsak nasıl bir noktaya gidicez? Esasen bunun konuşulması gerekiyor. Mevcut infaz yasalarında sürekli bir değişiklik yapıldığı sürece bunun önüne geçmekte mümkün değildir. Çünkü artık suça odaklı yani bunu meslek haline getirmiş kişi ve kişiler... Herkesten bahsetmiyorum, toplumda suç işlenebilir; doğru değildir, yanlıştır. Ancak hasbelkader bir trafik kazası da bir suçtur. Taksirle işlenen bir suçta suçtur. Hepimizin başına gelebilecek bir husustan bahsediyorum aslında. Ama bunu meslek haline getirmiş suç işlemeyi sıradanlaştırılmış kişi ve kişiler nezdinde ceza kanunlarını, infaz yasalarını esnek ve değişken bir hale getirirsek ve sürekli olarak bunun üzerinde yeni değişiklikler yaparsak kanuna hukuka olan inanç kalmaz. Adalete olan güven sarsılır ve bu noktada kişi bilir ki; “ben bir suç işlesem de yarın öbür gün çıkacak bir yasa ile özgürlüğüme kavuşurum, dolayısıyla benim için bu bir caydırıcı yaptırım değildir.” Bu algıyı oluşturmamak lazım.”  Haber : Zeynep DÖNMEZ
Kütahya Baro Başkanı Avukat Edip İlkay Sunay ve yönetimi 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Basın toplantısında açıklamalarda bulunan ve basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Av. Edip İlkay Sunay Kütahya’da bölünmüş adliyeler istemediklerini belirterek sorunun hem vatandaşlar adına hem de avukatlar adına çözülmesi gerektiğini vurguladı.

 

Sunay açıklamalarında şöyle konuştu:

“Çeşitli sorunlarımız var. Bunların temelinde yaşadığımız toplumun, yaşadığımız ortamın kendiliğinden bizleri içine aldığı, sürüklediği temel sorunlar var. Bu sorunlardan en büyüğü, bugün burada ifade etmek istediğimiz bölünmüş adliyelerdir.
Bölünmüş adliyeler noktasında bir hareket çizmek ve yönetim olarak da sesimizi bu noktada duyurmak isteriz. Kütahya yapısı itibari ile nüfusu itibari ile belli oranda belli ölçüde bir şehirdir. Meslektaşlarımızın sayısı bellidir. Ancak her geçen gün üzerine yeni meslektaşlarımızın eklendiği genç meslektaşlarımızın sayısının gün geçtikçe arttığı bir süreçteyiz. Böyle bir süreç içerisinde birden fazla adliye ile mücadele etmek bizler için meslektaşlarımız için ve özellikle toplumumuz için büyük bir sorun haline gelmiştir.

“BÖLÜNMÜŞ ADLİYELERE KARŞIYIZ”

Bugün yapılan yeni adliyemiz, Sera AVM'nin yakınında bir bölgede inşası devam etmektedir. 2023 yılının sonunda tamamlanacağı ve faaliyete geçileceği ifade edilmiştir. Bu adliyenin yapısının mevcut durumunun fiziki şartlarının da bir ölçüde yetersiz olduğu tarafımıza ifade edilmiştir. Yapmış olduğumuz görüşmeler üst düzey temaslar neticesinde bir adliye daha, yeni bir ek bina daha karşımıza çıkmıştır. Bu ek binada Bölcek bölgesinde iki bir yurdun adliye binasına çevrilerek yapılması üzerine planlanmıştır. Ama şunu çekincemizi özellikle ifade etmek istiyoruz. Biz bu binaya Kütahya Barosu ve yönetim kurulu olarak, meslektaşlarımız olarak karşıyız. Bu binanın yapılıp tadilatının tamamlanıp hizmete açılması toplumumuza ve Kütahya barosuna hiçbir fayda sağlamayacaktır.

“VATANDAŞLARIMIZ İÇİN BÜYÜK SORUN”

Bugün stadyum bölgesindeki hukuk mahkemelerinin ve idare binasının olduğu alan beraberinde taş bina olarak tabir ettiğimiz adliyemiz ve yanındaki ek bina. Evet ek bina ve taş bina yan yana binalar olarak karşımıza çıkmış olabilir. Ancak bugün hukuk mahkemelerinin olduğu idare mahkemesinin olduğu bina dahi yakınlık itibariyle değerlendirecek olursak sorun yaşatırken Bölcek'e gidecek bir adliye binası şüphesiz ki hepimiz için ayrı bir sorun teşkil edecektir. Gerek otopark problemi gerek adli süreçlerin zamanla yarıştığı bir süreç olması. Dosyaların davaların 5 dakika geç kaldığınız takdirde düşme ile sonuçlanabileceği süreçte sadece avukatla takip edilen dosyaları düşünmeyelim, vatandaşımızın bizzat kendi takip ettiği dosyalar da değerlendirildiğinde ki çoğunluğun bu yönde olduğuna istatistiksel veriler de ortada olduğunda vatandaşımızın mağdur edilmesi bizim nazarımızda mümkün olmamalıdır.

“HEM AVUKATLARIMIZIN HEM VATANDAŞIMIZIN HAKLARINI KORUMAK DURUMUNDAYIZ”      

Ceza mahkemelerinin bir tarafta, hukuk mahkemelerinin bir tarafta, idare mahkemesinin bir tarafta, icra dairelerinin bir tarafta olduğu adliye teşkilatı düşünülemez. Sebeple karşıyız, bu sebeple toplumumuz nezdinde oluşabilecek her türlü soruna bizler de dur demek istiyoruz. Kütahya Barosu olarak avukatlarımızın haklarını sonuna kadar savunuyoruz.”

Gerçekleşen basın toplantısında Telgraf Gazetesi muhabirimizin, “Şu an da 396 tane cezaevi var. Kapasitesi 286.792 kişi. Fakat 1 Aralık 2022 itibariyle cezaevlerinde 336.315 kişi bulunuyor. Buna göre de kapasitesi dışına çıkan yaklaşık 50 bin tutuklu ve hükümlü var. Mahkûm sayısının artmasını ve yeni cezaevlerinin yapımını Türkiye’nin geleceği açısından nasıl görüyorsunuz? Ceza yaptırımlarının eksikliği olduğunu ya da yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz, suçlar neden artıyor, asıl değerlendiriyorsunuz?“ sorusunu yanıtlayan Sunay, şöyle konuştu:

“Burada da bir durup düşünmemiz lazım. Ülke olarak nasıl bir noktadayız? Suç noktasında nasıl bir yere evrildik? Ne yaşıyoruz? Şu an da pandemiden dolayı hala devam eden denetim izinleri var. Açık mahkumların şu an da dışarıda olduğunu da düşünürsek... 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle bu izinler yenilenmez açık cezaevlerindeki mahkumların da geri döndüğünü düşünürsek, bizi nasıl bir ortam nasıl bir cezaevi bekliyor ya da tekrar söylüyorum bundan sonraki evrede biz bu suç oranlarını düşürmez buna yönelik gerçek tedbirler almazsak nasıl bir noktaya gidicez? Esasen bunun konuşulması gerekiyor.

Mevcut infaz yasalarında sürekli bir değişiklik yapıldığı sürece bunun önüne geçmekte mümkün değildir. Çünkü artık suça odaklı yani bunu meslek haline getirmiş kişi ve kişiler... Herkesten bahsetmiyorum, toplumda suç işlenebilir; doğru değildir, yanlıştır. Ancak hasbelkader bir trafik kazası da bir suçtur. Taksirle işlenen bir suçta suçtur. Hepimizin başına gelebilecek bir husustan bahsediyorum aslında. Ama bunu meslek haline getirmiş suç işlemeyi sıradanlaştırılmış kişi ve kişiler nezdinde ceza kanunlarını, infaz yasalarını esnek ve değişken bir hale getirirsek ve sürekli olarak bunun üzerinde yeni değişiklikler yaparsak kanuna hukuka olan inanç kalmaz. Adalete olan güven sarsılır ve bu noktada kişi bilir ki; “ben bir suç işlesem de yarın öbür gün çıkacak bir yasa ile özgürlüğüme kavuşurum, dolayısıyla benim için bu bir caydırıcı yaptırım değildir.” Bu algıyı oluşturmamak lazım.”  Haber : Zeynep DÖNMEZ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.