Mustafa KARAMAN Kütahya İl Müftü Yrd.
Köşe Yazarı
Mustafa KARAMAN Kütahya İl Müftü Yrd.
 

Ramazan ve Doğruluk

Ramazan ayına mahsus olan ibadetlerimizle, bedenimizi ve ruhumuzu istikamet üzere olmayı benimsetiyoruz.  Vücut organlarımızın tümünü oruç tutturmak ve nefislerimizin islah ve terbiyesini gerçekleştirerek tüm benliğimizle Ramazan ayını yaşamak ve yaşatmak önem arz etmektedir. Aynı anda ve eş zamanlı olarak tüm Müslümanların sahura kalkarak oruca hazırlanması ve imsak vaktinde niyet etmesi ve vakti gelince de iftar etmesi ve de yoğun bir şekilde kendilerini kulluk görevlerine vermesi, bu dünya hayatına ibadet etme gayesiyle geldiği gerçeğini tüm dünyaya ilan etmesi anlamına gelmektedir. Her gün en az (40) kırk rekât namaz kılan bir Müslüman, en az (40) kırk defa “Bizleri dosdoğru yola, Sırat-ı Müstekim'e, ni'met verdiklerinin yoluna ilet, sapıklıkta olan ve mağdup (kızmış olduğun) etmiş olduğun kimselerin yoluna değil.” Şeklinde Kur'an-ı Kerim'in ilk suresi olan Fatiha suresini okuyarak dualar etmektedirler. İşte bu gerçek; Allah Teala'ya bağlılık ve sadakatin ne derece önemli olduğunu ve doğruluk üzere yaşamak için öncelikle niyetin, arzu ve isteğin olması gerektiğini bizlere anlatması ve öğretmesi açısından çok önemli bir göstergedir. Doğruluk, hak ve hakikatin savunucusu olmak ve istikamet üzere olmak, herkesin yaşaması ve yaşatması gereken İslami Ahlakın vazgeçilmez ilkelerindendir. Hayatımızın her anında ve her yerinde doğru olmak ve doğruluğu benimseyerek yaşamak gerekmektedir. Doğruluk, samimiyetin ve içtenlikle yaşamanın en önemli ölçüsüdür. İnançta doğruluk, amelde doğruluk ve sözde   doğruluğun yaşanması; on bir ayın sultanı Ramazan ayında özün sözün bir olmasıyla, fakirin haliyle hallenmekle ve sosyal yardımlaşma ve de dayanışmanın gerçekleştirilmesiyle en güzel ve anlamlı bir şekilde ortaya konulmaktadır. Doğruluğun birçok çeşidi vardır: Ahde vefalı olmak, verilen sözleri yerine getirmek, yalan söylememek, riya ve gösteriş yapmamak, sadık olmak, emanete riayet etmek, özü, sözü bir olmak ve hayat boyu yaradılış gayesine uygun bir şekilde yaşayarak, ibadet görevlerini vaktinde ve en güzel bir şekilde yerine getirmek. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurmaktadır: “Seni şüphelendireni bırak, şüphelendirmeyene bak. Çünkü doğruluk kalbin (tereddütsüz olarak) huzura ermesidir. Yalan ise şüpheden ibarettir.” (Tirmizi, Sıfatü'l-Kıyame, 60). Kalbin mutmain olması demek; için ve dışın bir olması ve şüpheden uzaklaşarak doğruluğun hâkim olması demektir. Yine Peygamber Efendimiz (S.A.V.), çok konuşmanın zararlarına işaret ederek şöyle buyurmaktadır: “Her duyduğunu söylemesi kişiye yalan olarak yeter.” (Ebu Davud, Edeb, 80). Çok doğru ve çokça doğruları onaylayan anlamında mübalağalı ismi fail olarak kullanılan Sıddık kelimesi, Kur'an-ı Kerim'de (6) altı ayet-i kerimede farklı türevlerde yer almaktadır. Doğru olmak, Ramazan ayında olduğu gibi tüm hayatımız boyunca hiçbir şekilde taviz vermeden gerçekleştireceğimiz hayat tarzımız olmalıdır. Doğru düşünmek ve doğru yaşamak istisnasız herkes için geçerli olmakla birlikte tüm benliğimizle samimi, ihlaslı ve içten olmak çok ama çok önem arz etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle sizleri Allah'a emanet ediyorum. Selam ve dua ile.   ■ BİR AYET-İ KERİME “Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.”  (et-Tevbe, 9/119). ■ BİR HADİS-İ ŞERİF “Doğru sözlü ve güvenilir tüccar, (ahirette) peygamberler, Sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.” (Tirmizi , Büyu', 4). ■ BİR DUA Ey Allah'ım! Ramazan ayını bizlerden razı ve memnun eyle, bizlere doğru ve istikamet üzere yaşamayı lütfeyle, bizleri her türlü kötülükten ve kötü ahlaktan koruyarak muhafaza buyur, bizleri güzel ahlakla ahlaklandır, bizleri yalandan, dolandan ve fitne ve fesattan ve de her türlü nifaktan koruyarak muhafaza eyle ve bizleri doğrularla ve Sıddıklarla beraber eyle. ■ BİR FETVA Doğru yaşamak ve istikamet üzere olmak ve bunların gereklerini yerine getirmek; dinimizin emridir. Bu hüküm   Kitap, Sünnet ve İcma-ı Ümmetle ve de Kıyas-ı Fukaha ile sabittir.

Ramazan ve Doğruluk

Ramazan ayına mahsus olan ibadetlerimizle, bedenimizi ve ruhumuzu istikamet üzere olmayı benimsetiyoruz.  Vücut organlarımızın tümünü oruç tutturmak ve nefislerimizin islah ve terbiyesini gerçekleştirerek tüm benliğimizle Ramazan ayını yaşamak ve yaşatmak önem arz etmektedir. Aynı anda ve eş zamanlı olarak tüm Müslümanların sahura kalkarak oruca hazırlanması ve imsak vaktinde niyet etmesi ve vakti gelince de iftar etmesi ve de yoğun bir şekilde kendilerini kulluk görevlerine vermesi, bu dünya hayatına ibadet etme gayesiyle geldiği gerçeğini tüm dünyaya ilan etmesi anlamına gelmektedir.

Her gün en az (40) kırk rekât namaz kılan bir Müslüman, en az (40) kırk defa “Bizleri dosdoğru yola, Sırat-ı Müstekim'e, ni'met verdiklerinin yoluna ilet, sapıklıkta olan ve mağdup (kızmış olduğun) etmiş olduğun kimselerin yoluna değil.” Şeklinde Kur'an-ı Kerim'in ilk suresi olan Fatiha suresini okuyarak dualar etmektedirler. İşte bu gerçek; Allah Teala'ya bağlılık ve sadakatin ne derece önemli olduğunu ve doğruluk üzere yaşamak için öncelikle niyetin, arzu ve isteğin olması gerektiğini bizlere anlatması ve öğretmesi açısından çok önemli bir göstergedir.

Doğruluk, hak ve hakikatin savunucusu olmak ve istikamet üzere olmak, herkesin yaşaması ve yaşatması gereken İslami Ahlakın vazgeçilmez ilkelerindendir. Hayatımızın her anında ve her yerinde doğru olmak ve doğruluğu benimseyerek yaşamak gerekmektedir. Doğruluk, samimiyetin ve içtenlikle yaşamanın en önemli ölçüsüdür. İnançta doğruluk, amelde doğruluk ve sözde   doğruluğun yaşanması; on bir ayın sultanı Ramazan ayında özün sözün bir olmasıyla, fakirin haliyle hallenmekle ve sosyal yardımlaşma ve de dayanışmanın gerçekleştirilmesiyle en güzel ve anlamlı bir şekilde ortaya konulmaktadır.

Doğruluğun birçok çeşidi vardır: Ahde vefalı olmak, verilen sözleri yerine getirmek, yalan söylememek, riya ve gösteriş yapmamak, sadık olmak, emanete riayet etmek, özü, sözü bir olmak ve hayat boyu yaradılış gayesine uygun bir şekilde yaşayarak, ibadet görevlerini vaktinde ve en güzel bir şekilde yerine getirmek.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurmaktadır: “Seni şüphelendireni bırak, şüphelendirmeyene bak. Çünkü doğruluk kalbin (tereddütsüz olarak) huzura ermesidir. Yalan ise şüpheden ibarettir.” (Tirmizi, Sıfatü'l-Kıyame, 60). Kalbin mutmain olması demek; için ve dışın bir olması ve şüpheden uzaklaşarak doğruluğun hâkim olması demektir. Yine Peygamber Efendimiz (S.A.V.), çok konuşmanın zararlarına işaret ederek şöyle buyurmaktadır: “Her duyduğunu söylemesi kişiye yalan olarak yeter.” (Ebu Davud, Edeb, 80). Çok doğru ve çokça doğruları onaylayan anlamında mübalağalı ismi fail olarak kullanılan Sıddık kelimesi, Kur'an-ı Kerim'de (6) altı ayet-i kerimede farklı türevlerde yer almaktadır.

Doğru olmak, Ramazan ayında olduğu gibi tüm hayatımız boyunca hiçbir şekilde taviz vermeden gerçekleştireceğimiz hayat tarzımız olmalıdır. Doğru düşünmek ve doğru yaşamak istisnasız herkes için geçerli olmakla birlikte tüm benliğimizle samimi, ihlaslı ve içten olmak çok ama çok önem arz etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle sizleri Allah'a emanet ediyorum. Selam ve dua ile.

 

BİR AYET-İ KERİME
“Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.” 
(et-Tevbe, 9/119).

BİR HADİS-İ ŞERİF
“Doğru sözlü ve güvenilir tüccar, (ahirette) peygamberler, Sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.” (Tirmizi , Büyu', 4).

BİR DUA
Ey Allah'ım! Ramazan ayını bizlerden razı ve memnun eyle, bizlere doğru ve istikamet üzere yaşamayı lütfeyle, bizleri her türlü kötülükten ve kötü ahlaktan koruyarak muhafaza buyur, bizleri güzel ahlakla ahlaklandır, bizleri yalandan, dolandan ve fitne ve fesattan ve de her türlü nifaktan koruyarak muhafaza eyle ve bizleri doğrularla ve Sıddıklarla beraber eyle.

BİR FETVA
Doğru yaşamak ve istikamet üzere olmak ve bunların gereklerini yerine getirmek; dinimizin emridir. Bu hüküm   Kitap, Sünnet ve İcma-ı Ümmetle ve de Kıyas-ı Fukaha ile sabittir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve telgrafgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.