Mustafa KARAMAN Kütahya İl Müftü Yrd.
Köşe Yazarı
Mustafa KARAMAN Kütahya İl Müftü Yrd.
 

Gönüllere Şifadır Ramazan Ayı

Ramazan ayının, huzur ortamı oluşu ve sağlık ve iyilik dileklerinin seslendirilip gerçekleştirildiği bir ay olması değerini ve önemini ve faziletini Müslümanların yanında kat be kat artırmaktadır. Şifa, sözlükte “bir hastalığı iyileştirmek, hastayı hastalıktan koruyarak tedavi etmek’’ anlamında kullanılmaktadır. Allah Azze ve Celle’nin bir güzel ismi de Şafi’dir, şifa veren, hastalıktan kurtaran ve iyileştiren anlamında. Şifanın karşıtı marazdır, hastalıktır, Kur’an-ı Kerim’de genellikle inkâr, şirk, nifak; vehim ve kuşku gibi dini itikadi hastalıkları, bir yerde de “şehevi zaaf’’ anlamında ahlaki hastalığı da anlatmaktadır (el-Ahzab 33/12). Bugün tedavi edilebilen bedensel ve ruhsal hastalıkların tedavi sürecinde şifanın Allah Teala’dan olduğu inancıyla Kur’an-ı Kerim’den yararlanılabilir ve ibadetin özü olan duadan da aynı şekilde yararlanılabilir. Tıbbü’n-Nebevi, Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in hastalık ve tedaviye dair sözleri, uygulamaları ve takrirlerini ortaya koymaktadır. Süyüti gibi bazı alimler Kur’an-ı Kerim’de ve Sünnet-i Seniyye’de koruyucu ve tedavi edici hekimliğin temel ilkelerine işaretlerin olduğunu belirtmişlerdir(el-İtkan,IV,2). Esasen Ramazan ayı, her türlü maddi ve manevi hastalıklarımıza şifa olan aydır. ORUÇ, HASTALIKLARIMIZA ŞİFADIR VE TEDAVİ EDİCİ ÖZELLİĞİ VARDIR. Ramazan ayında tuttuğumuz oruç, vücudumuz ve bedenimiz için etkin bir ilaçtır, elbette ki, Müslümanlar yapmış oldukları ibadetlerini Allah Teala’nın rızası için yerine getirirler. Bununla birlikte ibadetlerin birçok geri dönüşümü olduğu da önemli gerçeklerdendir. Bir yıl durmadan aralıksız çalışan mide ile birlikte tüm sindirim sisteminin dinlendirilmesi önem arz etmektedir. Orucun şişmanlığa, şeker hastalığına(diyabet), kalp ve damar hastalıklarına ve sindirim ve boşaltım sistemi hastalıklarına tedavi edici özelliği olduğunu söylememiz pekâlâ mümkündür. Allah Teala’nın rızası için tutulan oruç, organlarımızı dinlendirir ve vücudumuzdaki toksinlerin atılmasına neden olur.2016 yılında Nobel Tıp Ödülü alan Japon Bilim Adamı Yoshinosi Ohsumi, açlık sayesinde hücrelerin kendi kendilerini yenilediğini ve gereksiz olan parçaları atarak otofaji denilen savunma mekanizması geliştirdiğini ortaya çıkarmıştır. Dışarıdan besin girişi gerçekleşmediği için hücreler enerji üretimini kendi içindeki maddeleri kullanarak gerçekleştirir. Bunun için de hücre, ilk olarak atık maddelerini ve yabancı organizmaları kullanır. Uzun sürecek açlıkla, vücuttaki şeker ve yağların kullanılması da kullanılmış olacaktır. Oruç ibadeti önceki ümmetlere de farz kılınmıştır her türlü kötülükten korunmak için. İnsanlık tarihi kadar eski olan bir ibadettir. Ramazan orucu ve diğer nafile oruçlarla hem ruhumuzu ve hem de vücudumuzu dillendirip temizliyoruz. Orucun yerli ve yabancı uzman hekimlerin önerilerinde yer alması boşuna değildir. Oruç, yaşlanma karşıtı tedavilerin en etkilisidir. İslam’ın beş şartından biri olan orucun sayılamayacak kadar hikmetleri ve faydalı vardır. Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından Ramazan ayının ana teması ‘’Şifa Ayı Ramazan’’ olarak belirlenmiştir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) “Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz.’’ ve “Ademoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır.” Buyurur (Ahmet b.Hanbel, “Müsned”,4/132). Oruçlu olmak gerçekten zor olmakla beraber ibadet olma özelliğiyle dayanılabiliyor. Bu yıl 15-16 saat süresince oruç tutuyoruz. Oruçtan başka hiçbir şey uzun süre aç bırakamaz. Yokluk ve çaresizlik dışında. İşte oruç ibadetiyle Müslümanlar, kötülüklerden, gösterişten ve zararlı, kötü alışkanlıklardan korunuyorlar ve kendilerini eğitiyorlar ve açın ve de ihtiyaç sahibin haliyle hallenip onların yaşadıklarını da öğreniyorlar. Oruçla sabırlı olmayı öğreniyorlar. Fikretmeyi, zikretmeyi ve şükretmeyi bizzat yaşayarak öğreniyorlar. Acizliği, güçsüzlüğü ve yokluğu öğreniyorlar. Kendi nefislerini hesaba çekerek, günahlardan arınma konusunda gayret gösteriyorlar. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurur: “Kim yalan söylemeyi, yalanla iş görmeyi ve cehaleti terk etmezse, Allah’ın, onun yemesini ve içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.” (Buhari,’’Savm’’,1903). Ramazan ayı, birçok iyilik ve güzelliğin ve fazilet ve bereketin ve de sağlık ve sihhatin gerçekleştiği ve de bizim belki de bilemediğimiz birçok önemli olayların gerçekleşerek yaşandığı müstesna ve ayrıcalıklı bir zaman dilimidir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurur: “Ümmetim Ramazandaki güzellikleri bilselerdi tüm yılın Ramazan olmasını isterlerdi.’’(Riyazü’s-Salihin,c.2,s.489). RAMAZAN AYINDA, KADİR GECESİNDE İNDİRİLEN KUR’AN- KERİM’İN ŞİFA OLUŞU ‘’Biz Kur’an’dan Öyle bir şey indiriyoruz ki, mü’minler için bir şifa ve rahmettir; zalimlerin ise sadece ziyanını, zararını arttırır.” (el-İsra 17/82).Müfessirler genellikle Kur’an-ı Kerim’in şifa oluşunu manevi anlam olarak açıklamış ve izah etmişlerdir. Kur’an-ı Kerim’in şifa tefsirleri de yapılmıştır ve yazılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de şifa vardır. Allah Teala bu ayeti kerimde Kur’an-ı Kerim’in getirdiklerini ‘’şifa ve rahmet ‘’olarak nitelemiştir. Kur’an-ı Kerim, iman, amel ve ahlaka ilişkin hastalıkları iyileştirir, inananları bu tür kötülüklerden ve zararlardan korur, mü’minleri koruyarak muhafaza eder, kalplerinden cehalet örtüsünü kaldırarak Allah Teala’nın varlığı ve birliği konusundaki şek ve şüpheleri izale eder. Kur’an-ı Kerim, okuyanlarına ve amel edenlerine çokça mükafatlar ve sevaplar kazandırır. Güçlüklerini kolaylığa çevirir, kusurlarını giderir ve günahlarını siler. İnananların dünya ve ahiret hayatını anlamlandırmalarına ve en güzel bir şekilde yaşamalarına katkıda bulunur (Elmalılı Hamdi Yazır, “Hak Dini Kur’an Dili’’,c.5,s.3195).Gönüllere şifa oluşu, içerisindeki bilgileri öğrenip, gerçekleştirmek ve yaşamakla mümkündür. Kur’an-ı Kerim’i anlayarak okumak, yap dediklerini yapmakla ve yapma dediklerinden vazgeçmekle mümkündür. TAHARETİN ŞİFA OLUŞU Abdest almak ve vücut temizliği ve de ruh temizliği ve de ibadet edilecek yerin temiz olması dinimizin emirlerindendir. Temizlik, imandandır ve imanın yarısıdır. İbadetleri yerine getirmeden önce hazırlık yapılır ve bu hazırlığın her türlü kirden, pislikten kurtularak temizlenmek ve kötülüklerden uzaklaşmak olduğunu ifade edelim. Haftada bir gün gusül abdesti alınması önem arz eder. Her zaman abdestli olmanın değerini bilerek yaşamak teşvik edilir. Abdestin, mü’minin silahı olduğu gerçeğini ortaya koymak gerekir. Namazın farzlarındandır temizlik. Ağız ve diş sağlığı ve temizliği dinimizde teşvik edilmiştir. Diş fırçasıyla, misvakla ve suyla gerçekleştirilir. Çevrenin temiz olması önem arz eder. Herkes evinin önünü temizlerse sokak temiz olur ve sokak temiz olursa mahalle temiz olur ve köy temiz olur ve de şehir temiz olur. Ramazan ayı, Müslümanlara temizlik bilincini kazandırır. Elbisenin temiz olması ibadetlerin yapılmasında olmazsa olmazlardandır, farzdır. Kalbin temiz olması ve kişinin içinin, dışının bir olması önem arz eder dinimizde. Akıl ve ruh sağlığının ve temizliğinin gerçekleştirilmesi zararlı ve kötü alışkanlıklardan uzak durmakla gerçekleşir. Ramazan ayı, bizlere içerisinde yapmış olduğumuz ibadetlerle sağlık bilinci ve temizlik farkındalığını kazandırmaktadır efendim. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Ramazan ayının düşünce ve zihinlerimizde ve de tasavvurumuzda gerçekleştirdiği önemli gelişimler ve dönüşümler vardır. Bu mübarek ayda elde ettiğimiz kazanımlar olduğunu yaşayarak hepimiz öğreniriz. Ramazan ayı, bizlere içerisinde gerçekleştirdiğimiz ibadetlerle hem dünya ve hem de ahiret hayatında mutlu, huzurlu ve sıhhatli ve de esenlik içerisinde olabileceğimiz iyilikleri ve güzellikleri öğreterek yaşatır. Maddi ve manevi olarak sağlığa kavuştuğumuz Ramazan ayının kıymetini bilmemiz gerekmektedir. Müslümanların ağırlıklarını atarak, vicdanlarının hafiflediği bu mübarek ayda kendimizi çokça ibadete vermek durumundayız. Allah Teala’nın rızasını öncelikle kazanmak hedef gayemiz olmalıdır. Yalnız beden ve yalnız malla ve de hem mal ve hem de bedenle birlikte yaptığımız ibadetlerimiz bizleri olgunlaştırıyor ve bizleri Rabbimizin rızasına ulaştırıyor, derecelerimizi yükseltiyor. Yapmış olduğumuz her ibadetin muhakkak hikmeti var ve yararı var. Allah Teala, hiçbir şeyi boşuna yaratmamış ve boşuna emretmemiştir. Elbette bizlerin, ibadet etmeye ihtiyacı vardır. Biz Müslümanlar ibadetlerimizi Allah Teala’nın emri olduğu için ve O’nun rızasını kazanmak için yapıyoruz, başka hiçbir beklentimiz yoktur ve olmamalıdır. Pandemi sürecinde yaşadığımız Ramazan ayı, şifamıza vesile olur inşallah. Şifayı veren Allah Teala’dır, yeter ki üzerimize düşenleri yerine getirme hususunda gayret gösterelim, dualar edelim ve önlemleri alarak tevekkül edelim efendim. Pandemi kurallarını ve önlemlerini unutmadan ve gevşeklik göstermeden yerine getirelim. Rabbim dertli kullarına devalar, borçlu kullarına edalar ve hasta kullarına acil-kâmil şifalar ve de çaresiz kullarına çareler ihsan buyursun. Rabbim bizleri her türlü kötülükten, felaketlerden ve musibetlerden ve hastalıklardan ve de tehlikelerden koruyarak muhafaza buyursun. Rabbim bizlere sağlık, sıhhat ve afiyet lütfeylesin. Değerli okuyucularıma, en derin ve samimi selamlarımı, saygılarımı ve muhabbetlerimi sunuyorum efendim. Allah’a emanet olun. Her şey gönlümüzce olsun. Sağlıcakla kalın.

Gönüllere Şifadır Ramazan Ayı

Ramazan ayının, huzur ortamı oluşu ve sağlık ve iyilik dileklerinin seslendirilip gerçekleştirildiği bir ay olması değerini ve önemini ve faziletini Müslümanların yanında kat be kat artırmaktadır. Şifa, sözlükte “bir hastalığı iyileştirmek, hastayı hastalıktan koruyarak tedavi etmek’’ anlamında kullanılmaktadır. Allah Azze ve Celle’nin bir güzel ismi de Şafi’dir, şifa veren, hastalıktan kurtaran ve iyileştiren anlamında. Şifanın karşıtı marazdır, hastalıktır, Kur’an-ı Kerim’de genellikle inkâr, şirk, nifak; vehim ve kuşku gibi dini itikadi hastalıkları, bir yerde de “şehevi zaaf’’ anlamında ahlaki hastalığı da anlatmaktadır (el-Ahzab 33/12). Bugün tedavi edilebilen bedensel ve ruhsal hastalıkların tedavi sürecinde şifanın Allah Teala’dan olduğu inancıyla Kur’an-ı Kerim’den yararlanılabilir ve ibadetin özü olan duadan da aynı şekilde yararlanılabilir. Tıbbü’n-Nebevi, Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in hastalık ve tedaviye dair sözleri, uygulamaları ve takrirlerini ortaya koymaktadır. Süyüti gibi bazı alimler Kur’an-ı Kerim’de ve Sünnet-i Seniyye’de koruyucu ve tedavi edici hekimliğin temel ilkelerine işaretlerin olduğunu belirtmişlerdir(el-İtkan,IV,2). Esasen Ramazan ayı, her türlü maddi ve manevi hastalıklarımıza şifa olan aydır.

ORUÇ, HASTALIKLARIMIZA ŞİFADIR VE TEDAVİ EDİCİ ÖZELLİĞİ VARDIR.

Ramazan ayında tuttuğumuz oruç, vücudumuz ve bedenimiz için etkin bir ilaçtır, elbette ki, Müslümanlar yapmış oldukları ibadetlerini Allah Teala’nın rızası için yerine getirirler. Bununla birlikte ibadetlerin birçok geri dönüşümü olduğu da önemli gerçeklerdendir. Bir yıl durmadan aralıksız çalışan mide ile birlikte tüm sindirim sisteminin dinlendirilmesi önem arz etmektedir. Orucun şişmanlığa, şeker hastalığına(diyabet), kalp ve damar hastalıklarına ve sindirim ve boşaltım sistemi hastalıklarına tedavi edici özelliği olduğunu söylememiz pekâlâ mümkündür. Allah Teala’nın rızası için tutulan oruç, organlarımızı dinlendirir ve vücudumuzdaki toksinlerin atılmasına neden olur.2016 yılında Nobel Tıp Ödülü alan Japon Bilim Adamı Yoshinosi Ohsumi, açlık sayesinde hücrelerin kendi kendilerini yenilediğini ve gereksiz olan parçaları atarak otofaji denilen savunma mekanizması geliştirdiğini ortaya çıkarmıştır. Dışarıdan besin girişi gerçekleşmediği için hücreler enerji üretimini kendi içindeki maddeleri kullanarak gerçekleştirir. Bunun için de hücre, ilk olarak atık maddelerini ve yabancı organizmaları kullanır. Uzun sürecek açlıkla, vücuttaki şeker ve yağların kullanılması da kullanılmış olacaktır. Oruç ibadeti önceki ümmetlere de farz kılınmıştır her türlü kötülükten korunmak için. İnsanlık tarihi kadar eski olan bir ibadettir. Ramazan orucu ve diğer nafile oruçlarla hem ruhumuzu ve hem de vücudumuzu dillendirip temizliyoruz. Orucun yerli ve yabancı uzman hekimlerin önerilerinde yer alması boşuna değildir. Oruç, yaşlanma karşıtı tedavilerin en etkilisidir. İslam’ın beş şartından biri olan orucun sayılamayacak kadar hikmetleri ve faydalı vardır. Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından Ramazan ayının ana teması ‘’Şifa Ayı Ramazan’’ olarak belirlenmiştir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) “Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz.’’ ve “Ademoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır.” Buyurur (Ahmet b.Hanbel, “Müsned”,4/132). Oruçlu olmak gerçekten zor olmakla beraber ibadet olma özelliğiyle dayanılabiliyor. Bu yıl 15-16 saat süresince oruç tutuyoruz. Oruçtan başka hiçbir şey uzun süre aç bırakamaz. Yokluk ve çaresizlik dışında. İşte oruç ibadetiyle Müslümanlar, kötülüklerden, gösterişten ve zararlı, kötü alışkanlıklardan korunuyorlar ve kendilerini eğitiyorlar ve açın ve de ihtiyaç sahibin haliyle hallenip onların yaşadıklarını da öğreniyorlar. Oruçla sabırlı olmayı öğreniyorlar. Fikretmeyi, zikretmeyi ve şükretmeyi bizzat yaşayarak öğreniyorlar. Acizliği, güçsüzlüğü ve yokluğu öğreniyorlar. Kendi nefislerini hesaba çekerek, günahlardan arınma konusunda gayret gösteriyorlar. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurur: “Kim yalan söylemeyi, yalanla iş görmeyi ve cehaleti terk etmezse, Allah’ın, onun yemesini ve içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.” (Buhari,’’Savm’’,1903). Ramazan ayı, birçok iyilik ve güzelliğin ve fazilet ve bereketin ve de sağlık ve sihhatin gerçekleştiği ve de bizim belki de bilemediğimiz birçok önemli olayların gerçekleşerek yaşandığı müstesna ve ayrıcalıklı bir zaman dilimidir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurur: “Ümmetim Ramazandaki güzellikleri bilselerdi tüm yılın Ramazan olmasını isterlerdi.’’(Riyazü’s-Salihin,c.2,s.489).

RAMAZAN AYINDA, KADİR GECESİNDE İNDİRİLEN KUR’AN- KERİM’İN ŞİFA OLUŞU

‘’Biz Kur’an’dan Öyle bir şey indiriyoruz ki, mü’minler için bir şifa ve rahmettir; zalimlerin ise sadece ziyanını, zararını arttırır.” (el-İsra 17/82).Müfessirler genellikle Kur’an-ı Kerim’in şifa oluşunu manevi anlam olarak açıklamış ve izah etmişlerdir. Kur’an-ı Kerim’in şifa tefsirleri de yapılmıştır ve yazılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de şifa vardır. Allah Teala bu ayeti kerimde Kur’an-ı Kerim’in getirdiklerini ‘’şifa ve rahmet ‘’olarak nitelemiştir. Kur’an-ı Kerim, iman, amel ve ahlaka ilişkin hastalıkları iyileştirir, inananları bu tür kötülüklerden ve zararlardan korur, mü’minleri koruyarak muhafaza eder, kalplerinden cehalet örtüsünü kaldırarak Allah Teala’nın varlığı ve birliği konusundaki şek ve şüpheleri izale eder. Kur’an-ı Kerim, okuyanlarına ve amel edenlerine çokça mükafatlar ve sevaplar kazandırır. Güçlüklerini kolaylığa çevirir, kusurlarını giderir ve günahlarını siler. İnananların dünya ve ahiret hayatını anlamlandırmalarına ve en güzel bir şekilde yaşamalarına katkıda bulunur (Elmalılı Hamdi Yazır, “Hak Dini Kur’an Dili’’,c.5,s.3195).Gönüllere şifa oluşu, içerisindeki bilgileri öğrenip, gerçekleştirmek ve yaşamakla mümkündür. Kur’an-ı Kerim’i anlayarak okumak, yap dediklerini yapmakla ve yapma dediklerinden vazgeçmekle mümkündür.

TAHARETİN ŞİFA OLUŞU

Abdest almak ve vücut temizliği ve de ruh temizliği ve de ibadet edilecek yerin temiz olması dinimizin emirlerindendir. Temizlik, imandandır ve imanın yarısıdır. İbadetleri yerine getirmeden önce hazırlık yapılır ve bu hazırlığın her türlü kirden, pislikten kurtularak temizlenmek ve kötülüklerden uzaklaşmak olduğunu ifade edelim. Haftada bir gün gusül abdesti alınması önem arz eder. Her zaman abdestli olmanın değerini bilerek yaşamak teşvik edilir. Abdestin, mü’minin silahı olduğu gerçeğini ortaya koymak gerekir. Namazın farzlarındandır temizlik. Ağız ve diş sağlığı ve temizliği dinimizde teşvik edilmiştir. Diş fırçasıyla, misvakla ve suyla gerçekleştirilir. Çevrenin temiz olması önem arz eder. Herkes evinin önünü temizlerse sokak temiz olur ve sokak temiz olursa mahalle temiz olur ve köy temiz olur ve de şehir temiz olur. Ramazan ayı, Müslümanlara temizlik bilincini kazandırır. Elbisenin temiz olması ibadetlerin yapılmasında olmazsa olmazlardandır, farzdır. Kalbin temiz olması ve kişinin içinin, dışının bir olması önem arz eder dinimizde. Akıl ve ruh sağlığının ve temizliğinin gerçekleştirilmesi zararlı ve kötü alışkanlıklardan uzak durmakla gerçekleşir. Ramazan ayı, bizlere içerisinde yapmış olduğumuz ibadetlerle sağlık bilinci ve temizlik farkındalığını kazandırmaktadır efendim.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Ramazan ayının düşünce ve zihinlerimizde ve de tasavvurumuzda gerçekleştirdiği önemli gelişimler ve dönüşümler vardır. Bu mübarek ayda elde ettiğimiz kazanımlar olduğunu yaşayarak hepimiz öğreniriz. Ramazan ayı, bizlere içerisinde gerçekleştirdiğimiz ibadetlerle hem dünya ve hem de ahiret hayatında mutlu, huzurlu ve sıhhatli ve de esenlik içerisinde olabileceğimiz iyilikleri ve güzellikleri öğreterek yaşatır. Maddi ve manevi olarak sağlığa kavuştuğumuz Ramazan ayının kıymetini bilmemiz gerekmektedir. Müslümanların ağırlıklarını atarak, vicdanlarının hafiflediği bu mübarek ayda kendimizi çokça ibadete vermek durumundayız. Allah Teala’nın rızasını öncelikle kazanmak hedef gayemiz olmalıdır. Yalnız beden ve yalnız malla ve de hem mal ve hem de bedenle birlikte yaptığımız ibadetlerimiz bizleri olgunlaştırıyor ve bizleri Rabbimizin rızasına ulaştırıyor, derecelerimizi yükseltiyor. Yapmış olduğumuz her ibadetin muhakkak hikmeti var ve yararı var. Allah Teala, hiçbir şeyi boşuna yaratmamış ve boşuna emretmemiştir. Elbette bizlerin, ibadet etmeye ihtiyacı vardır. Biz Müslümanlar ibadetlerimizi Allah Teala’nın emri olduğu için ve O’nun rızasını kazanmak için yapıyoruz, başka hiçbir beklentimiz yoktur ve olmamalıdır. Pandemi sürecinde yaşadığımız Ramazan ayı, şifamıza vesile olur inşallah. Şifayı veren Allah Teala’dır, yeter ki üzerimize düşenleri yerine getirme hususunda gayret gösterelim, dualar edelim ve önlemleri alarak tevekkül edelim efendim. Pandemi kurallarını ve önlemlerini unutmadan ve gevşeklik göstermeden yerine getirelim. Rabbim dertli kullarına devalar, borçlu kullarına edalar ve hasta kullarına acil-kâmil şifalar ve de çaresiz kullarına çareler ihsan buyursun. Rabbim bizleri her türlü kötülükten, felaketlerden ve musibetlerden ve hastalıklardan ve de tehlikelerden koruyarak muhafaza buyursun. Rabbim bizlere sağlık, sıhhat ve afiyet lütfeylesin. Değerli okuyucularıma, en derin ve samimi selamlarımı, saygılarımı ve muhabbetlerimi sunuyorum efendim. Allah’a emanet olun. Her şey gönlümüzce olsun. Sağlıcakla kalın.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve telgrafgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Recep yavuz
(24.04.2021 10:42 - #142)
Sayın hocam, elinize emeğinize sağlık. Güzel bir yazı yazmışsınız. Teşekkür eder,başarılarınızın devamını diler,devamını temenni ederiz.Selam ve dua ile...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve telgrafgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.