İlker BÜKNİ
Köşe Yazarı
İlker BÜKNİ
 

Algı mı Olgu mu?

Geçen hafta kaleme aldığım “Siyaset Etiği” adlı yazıma Kütahya perspektifiyle bu yazımda devam etmek düşüncesindeyim. Çünkü uzun zamandır Kütahya'da, Kütahya için büyük beklentiler var...   Bu beklentilere baktığımızda elbette herkes haklıdır...Ege Bölgesi'nin bir parçası olarak elbette biz de bölgemizde veya genelde diğer illerdeki yatırımları ve gelişmeleri yakından takip ediyor, kendimize bakarak şehrimizde de ne gibi yatırımların yapılabileceği üzerinde kamuoyu tartışmalarına sürekli devam ediyoruz. Bazen de hükümetin veya yerel yönetimlerin projelerinin zamanında ve en iyi şekilde yapılması için de sabırsızlıkla beklentilerimizi her platformda dile getiriyoruz.   Son zamanlarda yalnız bu beklentileri veya da gerçekleşen projeleri değerlendirirken maalesef ki ülkemizde olduğu gibi Kütahya 'da da bir kutuplaşmanın yaşandığını görüyoruz. Bu kutuplaşmayı incelediğimizde üzülerek ifade ediyorum ki nihai hedefi unutarak, olguları bir kenara bırakarak, algılarla oynayarak ideolojik beklenti içerisine girme gayretini taşımaya başlayan kesimlerin olduğunu görüyoruz.   24 Haziran 2018 seçimlerinden sonra Kütahya'da yıllardır süregelen siyasi yönelimde farklılaşmanın görüldüğü herkesin malumudur. Ülke siyasetinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Cumhur İttifakı'nın iktidara gelmesi, Kütahya'nın da dört milletvekili ile bu ittifakta yer alması vatandaşın haklı beklentilerini devam ettirdi. CHP'nin uzun yıllar sonra milletvekili çıkararak Kütahya'da da muhalefette etkin hale gelme şansının halk tarafından verilmesi, MHP'nin 2015 Kasım seçimlerinden sonra bir milletvekilini yeniden kazanması yerel seçimlerde büyük rekabet yaşanacağının haberini zaten vermişti. Yerel seçimlerde bu tahmin tutumu, üç siyasi partinin de adayıyla, projeleriyle, çalışmalarıyla, kişisel performanslarıyla rekabetin ne denli büyük olduğunu göstermişti. Bu rekabet ortamında Kütahya'da bir değişim kararı çıktı. Uzun dönem süren Milli Görüş-Ak Parti belediyeciliğinden Milliyetçi Hareket Partisi'nin üretken belediyecilik anlayışına geçilmesi ve bahsettiğimiz cumhur ittifakı yönünde beklentileri zirveye ulaştırdı.     Bu beklentilerin karşılanması için son günlerde hükümet kanadında da bir hızlanma olduğunu görüyoruz. En son iki hafta önce ilimize gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un Kütahya için proje ve yatırımlar için önümüzdeki günlerde gerçekleşecek hizmetleri tek tek açıklaması ile gerek basında gerek de kamuoyunda büyük bir heyecana sebep oldu. Bakan Kurum; Frig Vadisi projesi, İnköy'e Sanayi sitesi, yeni yapılacak TOKİ konutları, Kanal Kütahya projesi, Millet Bahçesi, Zafer Meydanı projesi ve ilçelerimize yapılacak birçok yatırımla ilgili kesin ve net konuşarak, hatta tarihler vererek bu proje ve yatırımların tek tek vakit kaybetmeden hayata geçirileceğini belirtti.   Bu ziyaretle şunu görüyorum ki, Kütahya'daki beklentileri, büyük ölçüde gerek bürokrasinin gerek milletvekillerimizin gayretiyle Ankara'da hissettirilmiş durumdadır. Elbette bu sürecin perde arkasında Kütahya halkının şehrimiz için ses vermesi, iradesini Kütahya için gerektiğinde birlik olarak ortaya koyacağını göstermesi vardır. Kanaatimce bu birlik mutlaka devam etmelidir. Sosyal medyada kurulan Kütahya platformlarında gün geçtikçe vatandaşlarımız gördükleri veya düşündüklerini aktararak taşın altına elini koyuyorlar. Sevdası-kaygısı Kütahya olanlar, Kütahya için konuşmaya, fikir üretmeye devam etmelidir. “Bu şehirden bir şey olmaz” anlayışından “Kütahya'da çok iş olur” anlayışına geçme süreci devam etmelidir. Hizmet görevindeki kurumlar da çalışmalarında “Kütahya için” olması gereken en hızlı zamanda icraatlarını yerine getirmelidir. Kütahya için kaybedilecek vaktin kalmadığı herkesin ortak düşüncesi...Bu çalışmalar yapılırken de olguları bırakıp algı peşinde koşanlara da dikkat edilmelidir. Meclislerde, meydanlarda bizim hasretlerimizi taşımayarak bir araya gelmeyenleri herkes görüyor.   Kendi ideolojik hırs ve beklentileri uğruna hareket etmeyi iş sayanlara asla fırsat verilmemeli düşüncesindeyim. Biz Kütahya için kim bir çivi çakıyorsa takdir edelim, devamına teşvik edelim derken maalesef birileri kendinden gelmeyen bir hizmeti veya hizmeti sürecini hasetlikle, fitneyle, fesatlıkla çivi çakanı alaşağı etmeyi düşünüyorlar...Hiç kimse unutmasın ki Kütahya halkı mütevazi olduğu kadar hakkını, hukukunu kimsenin menfaati uğruna harcatmayacağı kadar cesur ve kararlıdır!

Algı mı Olgu mu?

Geçen hafta kaleme aldığım “Siyaset Etiği” adlı yazıma Kütahya perspektifiyle bu yazımda devam etmek düşüncesindeyim. Çünkü uzun zamandır Kütahya'da, Kütahya için büyük beklentiler var...

 

Bu beklentilere baktığımızda elbette herkes haklıdır...Ege Bölgesi'nin bir parçası olarak elbette biz de bölgemizde veya genelde diğer illerdeki yatırımları ve gelişmeleri yakından takip ediyor, kendimize bakarak şehrimizde de ne gibi yatırımların yapılabileceği üzerinde kamuoyu tartışmalarına sürekli devam ediyoruz. Bazen de hükümetin veya yerel yönetimlerin projelerinin zamanında ve en iyi şekilde yapılması için de sabırsızlıkla beklentilerimizi her platformda dile getiriyoruz.

 

Son zamanlarda yalnız bu beklentileri veya da gerçekleşen projeleri değerlendirirken maalesef ki ülkemizde olduğu gibi Kütahya 'da da bir kutuplaşmanın yaşandığını görüyoruz. Bu kutuplaşmayı incelediğimizde üzülerek ifade ediyorum ki nihai hedefi unutarak, olguları bir kenara bırakarak, algılarla oynayarak ideolojik beklenti içerisine girme gayretini taşımaya başlayan kesimlerin olduğunu görüyoruz.
 

24 Haziran 2018 seçimlerinden sonra Kütahya'da yıllardır süregelen siyasi yönelimde farklılaşmanın görüldüğü herkesin malumudur. Ülke siyasetinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Cumhur İttifakı'nın iktidara gelmesi, Kütahya'nın da dört milletvekili ile bu ittifakta yer alması vatandaşın haklı beklentilerini devam ettirdi. CHP'nin uzun yıllar sonra milletvekili çıkararak Kütahya'da da muhalefette etkin hale gelme şansının halk tarafından verilmesi, MHP'nin 2015 Kasım seçimlerinden sonra bir milletvekilini yeniden kazanması yerel seçimlerde büyük rekabet yaşanacağının haberini zaten vermişti. Yerel seçimlerde bu tahmin tutumu, üç siyasi partinin de adayıyla, projeleriyle, çalışmalarıyla, kişisel performanslarıyla rekabetin ne denli büyük olduğunu göstermişti. Bu rekabet ortamında Kütahya'da bir değişim kararı çıktı. Uzun dönem süren Milli Görüş-Ak Parti belediyeciliğinden Milliyetçi Hareket Partisi'nin üretken belediyecilik anlayışına geçilmesi ve bahsettiğimiz cumhur ittifakı yönünde beklentileri zirveye ulaştırdı.
 

 

Bu beklentilerin karşılanması için son günlerde hükümet kanadında da bir hızlanma olduğunu görüyoruz. En son iki hafta önce ilimize gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un Kütahya için proje ve yatırımlar için önümüzdeki günlerde gerçekleşecek hizmetleri tek tek açıklaması ile gerek basında gerek de kamuoyunda büyük bir heyecana sebep oldu. Bakan Kurum; Frig Vadisi projesi, İnköy'e Sanayi sitesi, yeni yapılacak TOKİ konutları, Kanal Kütahya projesi, Millet Bahçesi, Zafer Meydanı projesi ve ilçelerimize yapılacak birçok yatırımla ilgili kesin ve net konuşarak, hatta tarihler vererek bu proje ve yatırımların tek tek vakit kaybetmeden hayata geçirileceğini belirtti.
 

Bu ziyaretle şunu görüyorum ki, Kütahya'daki beklentileri, büyük ölçüde gerek bürokrasinin gerek milletvekillerimizin gayretiyle Ankara'da hissettirilmiş durumdadır. Elbette bu sürecin perde arkasında Kütahya halkının şehrimiz için ses vermesi, iradesini Kütahya için gerektiğinde birlik olarak ortaya koyacağını göstermesi vardır. Kanaatimce bu birlik mutlaka devam etmelidir. Sosyal medyada kurulan Kütahya platformlarında gün geçtikçe vatandaşlarımız gördükleri veya düşündüklerini aktararak taşın altına elini koyuyorlar. Sevdası-kaygısı Kütahya olanlar, Kütahya için konuşmaya, fikir üretmeye devam etmelidir. “Bu şehirden bir şey olmaz” anlayışından “Kütahya'da çok iş olur” anlayışına geçme süreci devam etmelidir. Hizmet görevindeki kurumlar da çalışmalarında “Kütahya için” olması gereken en hızlı zamanda icraatlarını yerine getirmelidir. Kütahya için kaybedilecek vaktin kalmadığı herkesin ortak düşüncesi...Bu çalışmalar yapılırken de olguları bırakıp algı peşinde koşanlara da dikkat edilmelidir. Meclislerde, meydanlarda bizim hasretlerimizi taşımayarak bir araya gelmeyenleri herkes görüyor.

 

Kendi ideolojik hırs ve beklentileri uğruna hareket etmeyi iş sayanlara asla fırsat verilmemeli düşüncesindeyim. Biz Kütahya için kim bir çivi çakıyorsa takdir edelim, devamına teşvik edelim derken maalesef birileri kendinden gelmeyen bir hizmeti veya hizmeti sürecini hasetlikle, fitneyle, fesatlıkla çivi çakanı alaşağı etmeyi düşünüyorlar...Hiç kimse unutmasın ki Kütahya halkı mütevazi olduğu kadar hakkını, hukukunu kimsenin menfaati uğruna harcatmayacağı kadar cesur ve kararlıdır!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve telgrafgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.